(MHP’nin bilge lideri Öcalan’a çağrıda bulunduktan sonra genel başkanı olduğum Demokrasi ve Birlik Derneği’nin (DEMBİR DER) yayınladığı bildiri.
21 Şubat 2025 Cuma günü yayınladığımız bu bildiriden 6 gün sonra Öcalan İmralı heyeti aracılığıyla Sayın Bahçeli’nin çağrısına karşılık verdi.
Süreçten çok önce Türk-Kürt ittifakını kuvveden fiile geçirmek ve bugünkü süreci düşünsel ve siyasi altlığını oluşturmak için kurduğumuz DEMBİR DER’in bu bildirisini dikkatlice okuyanlar, bizim gerçek düşüncelerimizi netlikle öğrenmiş olurlar.)
Tarihi bir süreçten geçiyoruz.
Türkiye Yüzyılı’nı inşa sürecinde yeni bir birlik projesine duyulan ihtiyaca binaen mülahazalarımızı açıklıkla paylaşma gereği duyduk.
Devlet bizim.
Bayrak bizim.
Vatan bizim.
Biz kim miyiz?
Biz hem Türküz, hem Kürdüz, hem Arabız, hem Zazayız, hem Çerkesiz, hem Lazız, ilahir…
Biz birlikte Türkiye’yiz!
Türkçe de bizim, Kürtçe de, Arapça da…
Bu ülkenin bütün dilleri bizim.
Kardeşlerimizin diline ne gayrı gözüyle bakarız, ne de resmiyetin gözüyle.
Kardeşlerimizin dilini de kendi ana dilimiz gibi biliriz biz.
Farklı kavimlerden oluşan bir milletiz biz.
Kıblesi bir olan tek bir milletiz biz.
Akidemiz bir bizim.
Milletimizin adının Türk olması, Türk’ün İslam’la alakalı olmasından dolayıdır.
O yüzden buna bir itirazımız olmaz bizim.
İslam milletinin günümüzde Türk milleti olması bizi rahatsız etmez.
Yeter ki milletimizin diğer evlatlarına gayrı gözüyle bakılmasın.
Kimse kimseye kavmiyetçilik temelinde üstünlük taslamasın.
Irk-kavim temeline indirgenmiş bir Türk anlayışı elbette milletimizin ortak adı olamaz.
Eski Türkiye’de Türk adını ırkçı, ayrımcı ve inkarcı uygulamaların-politikaların maskesi kılanlar bilesiniz ki Türk’e, Türk’ü diğer Müslüman kavimlere baş kılan ve İslamiyetle özdeşleştiren hususiyetine ihanet edenlerdir.
Bu ihanete itiraz, Türk’e ve Türk tanımına itiraz anlamına gelmez.
Batı’dan ithal ulus-devlet paradigmasına itiraz, milli devlete itiraz anlamına gelmez.
Kavram kargaşasına gerek yok.
Millilik dinle alakalıdır.
Milli devlet de Fransa’dan ithal ulus devlet anlamına gelmez.
Biz Türk ile Kürdü kardeş ve müsavi bilenlerdeniz.
Çünkü Kitabımız Kur’an öyle der.
Peygamberimiz (sav) öyle der.
Türkçe’yi de Kürtçe’yi de kendimizden biliriz, aziz biliriz biz.
Türkçe’yi yaşatan ama Kürtçe’yi yok varsayan bir ulusçu anlayış millî, yani dini bir anlayış değildir.
İnsani ve hakça bir anlayış değildir.
Türk’le Kürdü, Türkçe ile Kürtçe’yi hasımlaştıran bir zihin, gayrı İslami ve gayrı insanidir.
Türkçe’yle beraber diğer dillerimizi de yaşatmak, dinimizin bir emridir.
Kitabımız öyle der bizim.
Biz kendimiz için ne istiyorsak başkaları için de aynısını isteyen bir dinin, bir akidenin mensuplarıyız.
Vatandaşlık aidiyetimiz, ırk-kavim temelli değildir.
Biz Türk vatandaşlığı deyimini ırkçı ve inkarcı uygulamalarla örselenmiş ve güven kaybına uğramış olsa bile hepimizi yapıştırıcı bir vatandaşlık tanımı olarak değerli ve gerekli görenlerdeniz.
Yeter ki uygulamada tüm farklılıkları kapsayan bir pratiğimiz olsun bizim.
Gerisinin bir önemi yok.
Biz zarfı değil mazrufu önemseyenlerdeniz.
Mazrufta sorun yoksa zarf kendiliğinden birleştirici olur zaten.
Mazruftaki sorunlar zarfı tartışmalı kılmış olsa bile zarfın kendisine itiraz edip kardeşliğimize ve birliğimize zarar verecek yeni sorun alanları oluşturmak yerine mazrufta anlaşıp birlikte yola devam etmeyi gerekli görenlerdeniz biz.
Kendi aramızda konuşarak çözemeyeceğimiz hiç bir meselemiz yoktur bizim.
İnkardan kaynaklı Kürt meselemiz Cumhurbaşkanımız tarafından çözüldü. İnkar sonlandırıldı. İnanıyoruz ki birliğimizi daha da güçlendirecek adımlar atılır. Kürt kardeşlerimizin mesele olarak gördüğü tüm meseleler de, haklı ve meşru talepleri de süreç içinde güven ortamının tesisiyle beraber çözülür.
O yüzden çözümün dilini evvela doğru inşa etmemiz şart.
Türk Kürtsüz, Kürt Türksüz yaşayamaz.
Türk Kürtsüz, Kürt Türksüz eksiktir.
Türk ile Kürt ittifak ettiğinde bileğimizi kimse bükemez.
O yüzden emperyalist güçler bu ittifakın önünü kesmek istiyor.
Bu oyunu bozmak gerek.
Türkiye Yüzyılı’nı birlikte inşa etmek demek, kendimize ait devletimizi bu milli ittifak anlayışı temelinde birlikte inşa etmek demektir.
Akidemizi temel alarak demokrasimizi ve birliğimizi derinleştirmeyi salık veriyoruz biz.
Aziz milletimize saygıyla duyururuz.


Bir yanıt yazın