Demokrasi ve Birlik Derneği (DEMBİR-DER) Genel Başkanımız Mehmet Metiner, son dönemde yaşanan toplumsal gerginliklere ve provokatif girişimlere dikkat çekerek kamuoyuna önemli bir çağrıda bulundu.
Genel Başkanımız Metiner açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
❝Süreç başarıyla devam ediyor. 41 yıllık kanlı bir sorunu çözerken türlü provokasyonlarla karşılaşmamak mümkün mü? Sorundan beslenenler elbette çözüme direneceklerdir. Sn. Cumhurbaşkanımız, Sn. Bahçeli bu olası provokasyonlara dikkat çekerek sürecin tertiplere kurban edilmeyeceğini defalarca dile getirdiler. Provokasyonlara PKK lideri Öcalan da ısrarla dikkat çekti. Kandi’den ve DEM’den de bu yönde uyarılar yapıldı. Herkesin acısı var. Farklı hassasiyetler söz konusu. O yüzden acıyı ve hassasiyeti ortaklaştıran bir barış dilinin inşası şart. Biliyorum bu kolay olmuyor. Ha deyince olmuyor. Sabra ve zamana ihtiyaç var. Bunun için hassasiyetleri kaşıyan ve kışkırtan dilden ve eylemden kaçınmak lazım. Güven ortamı ancak karşılıklı söz ve davranışlarla inşa edilir. Zaman zaman güvensizlikleri tetikleyen sözler ve davranışlar ortaya çıktığında tarafların aklilerine düşen ön almalarıdır. Birbirimizi anlamaya çalışmalıyız. Provokasyonlar ortayla çıktığında uyarıcı ve eleştirel bir tutum takınmak, sürecin selameti açısından zorunlu. Birbirimizi düşmanlaştırmadan da birbirimizi uyarabiliriz-eleştirebiliriz. Düşmanlık çizgisine savrulmayan bir eleştiri dili, sürecin başarısı için çok gerekli. Herkes kendi içinde ortaya çıkan aşırılıkları, süreci bozmak isteyenlerin değirmenine su taşıyan söz ve davranışları ve öfkeyi kabartan provokasyonları açık bir dille eleştirmeli ve bir daha bunun olmamasını sağlayacak net duruş sergilemelidir. Hiç kimse kendi içindeki yanlışlıklara ve sürece zarar veren söz ve eylemlere arka çıkmamalıdır. Tersine mahkum eden kararlı bir tutum sergilemelidir. Provokasyonlar konusunda ortak duyarlılık sergilemek, sürecin selameti açısından hayati öneme sahip. Herkesi bu çerçevede sağduyulu davranmaya çağırıyorum. Gün öfkemize yenik düşme günü değil. Küçük siyasi iktidar kaygılarıyla hareket edeceğimiz gün hiç değildir. Hepimize ve ülkemize kazandıracak barış sürecini provokasyonlara asla kurban etmemeliyiz. Birbirimizi anlamayı ihmal etmeden ama bizi birbirimize düşman edecek ve süreci sabote edecek provokasyonları kimden ve nerden gelirse gelsin hep birlikte mahkum etmeyi esas alan bir duruş üzre olmalıyız.❞


Bir yanıt yazın