SÜREÇ BAHSİNDE ÖNEMLİ BİR UYARI

yazar:

kategori:

AK PARTİ’MİZİ KURUCU ANLAYIŞINDAN SAPTIRMAK İSTEYENLERE DİKKAT!

 

AK Parti’mizin kurucu akidesi/anlayışı sır değil.

 

Derin ve ceberrut vesayete rağmen Kürt sorununu cesaretle çözmeye koyulduğumuz o tarihte Başbakan olan Cumhurbaşkanımızın/Reis’imizin söyledikleri kayıtlarda duruyor.

 

Sorunu çözerken attığımız devrimci adımlar da herkesin malumu.

 

Bir bir aktarmanın yeri burası değil.

 

İtiraz eden olursa arşivlerde duran o sözler bir hakikat belgesi olarak önlerine konulur elbet.

 

Kürt sorunuyla beraber silah/terör sorununu da çözmek istediğimiz o dönemde milletvekili olarak meclisteydim.

 

TBMM’de oluşturulan komisyonun üyesiydim.

 

Sürecin her aşamasının canlı tanıklarından biriyim.

 

Gururla belirtmek isterim ki,

 

Kürt sorununu inkara ve asimilasyona dayalı resmi paradigmayı sonlandırarak çözmeyi başardık.

 

Ama silah/terör sorununu çözmeye muvaffak olamadık.

 

Çünkü o dönemde dış koşullar/konjonktür buna müsait değildi.

 

İçerde de yaygın bir direnç vardı mecliste grubu bulunan partiler düzeyinde.

 

CHP o günkü süreç komisyona üye bile vermedi.

 

MHP hiddetle ve şiddetle karşı çıkıyordu.

 

O gün adı HDP olan bugün DEM olan parti sureten süreci destekliyor görünse bile başat eğilim Erdoğan düşmanlığı üzerinden şekillenen sekter siyasetti.

 

Paradoksa bakınız ki o günkü DEM inkar ve asimilasyonu paradigmal düzeyde tarihe cesaretle uğurlayıp Kürt sorununu çözen Başbakan Erdoğan’a CHP zihniyetiyle düşmanlık ediyordu.

 

CHP’nin zihni ile HDP’nin egemen zihni Erdoğan karşıtlığında birleşiyordu.

 

AK Parti’miz adeta tek başına idi.

 

Buna rağmen Reis’imiz doğru bildiği yoldan zerre miskal geri adım atmadı.

 

AK Parti’mizin kurucu akidesinden/anlayışından milim sapmadı.

 

Çıktığı tüm televizyon programlarında ve AK Parti’mizin grup toplantılarında, “bölünme paranoyaları” eşliğinde partimize ve hükümetimize yapılan haksız saldırılara cesaretle karşılık verdi.

 

Bunu yaparken asla savunmacı davranmadı.

 

O eski Türkiye’nin çözümsüzlüğü derinleştiren salt gavenlikçi aklına da hiç bir surette itibar etmedi.

 

AK Parti’mizin o herkesi kucaklayan kurucu siyasi aklını ödünsüz savundu.

 

Hiç bir “ama”nın arkasına sığınmadan.

 

Büyük bir özgüvenle…

 

XXXXX

 

Şimdiki süreçte MHP koşulsuz-şartsız yanımızda.

 

Sürecin adeta öncüsü pozisyonunda.

 

Bilge Lider Bahçeli artık silah/terör sorununun çözülmesi, bunun için atılması gereken tüm adımların da cesaretle atılması gerektiğini yüksek sesle söylüyor.

 

Sayın Cumhurbaşkanımız süreçten geri dönüşün asla söz konusu olmayacağını ve bu kanlı sorunu artık kesinlikle çözeceklerini söylüyor her defasında.

 

MHP’nin söylemleri Türk-Kürt ittifakının güçlü bir siyasi mimariye dönüştürülmesi konusunda ziyadesiyle cesaret verici ve bir o kadar da takdire şayan.

 

Ama nedense suretimizden görünen birileri MHP’nin kapı dışarı ettiği müflis siyasileri bile kıskandıracak bir ayrımcılığa tevessül ediyor.

 

Sn. Bahçeli’nin milliyetçiliğini esas almak yerine, MHP’nin kapı dışarı ettiği malum unsurların milliyetçilik kisvesindeki marazî/menfi anlayışlarına bile bazen rahmet okutturacak anlayışları AK Parti’mize giydirmeye çalışanlar var. Onlar süreci sabote etmek için ellerinden geleni artlarına koymuyorlar. Bunu da suretimize bürünerek veya destekçilerimiz olduklarını sureten göstererek yapıyorlar.

 

MHP’nin kapı dışarı ettiği o zihin sahiplerini biz AK Parti olarak kovmadığımız için MHP’de kendilerine iktidar alanı bulamayanların cümleten sığındıkları bir siyasi limana dönüşmüş olduk. Bu da AK Parti algısında bozulmalara sebebiyet veriyor.

 

AK Parti’mizin o kurucu anlayışına ters ve Bilge Lider Bahçeli’nin milliyetçilik anlayışına aykırı ne kadar söylem varsa hepsini o eski Türkiye’nin “bölücülük” iddialarının arkasına sığınarak boca edenler sözde cumhur ittifakının safında durduklarını ama özellikle de Reis’i desteklediklerini söyleyip duruyorlar.

 

İlginç ve düşündürücü.

 

Dün Reis’imizin dediklerinin aynısını diyenleri, yani AK Parti’mizin kurucu akidesini sadakatle savunanları bile “bölücü” ilan edecek kadar hadsizleşen bu nevzuhûr tiplerin, şeytanî bir kurnazlıkla gerçekte Bilge Lider Bahçeli’nin kuşatıcı ve ırkçı olmayan milliyetçilik anlayışının da bölücülüğe ve teröre güç sağlayıcı bir zemin oluşturduğu algısını zihinlere nasıl zerk etmeye çalıştıklarını süreç boyunca gördük

 

Süreci Sn. Bahçeli başlattığında orada burada bunun “bölücü bir ihanet projesi” olduğunu söyleyen o birilerinin cepheden vuruşmaya cesaret edemedikleri için sureti haktan görünerek süreci dipten dibe nasıl enfekte etmeye çalıştıklarını biliyoruz elbet.

 

İşin üzücü yanı, AK Parti’mizin siyasi kıblesini değiştirmeye ve kurucu akidesini ortadan kaldırmaya çalışan bu tiplere kapının bir türlü gösterilmiyor olmasıdır. Sözlü ve yazılı medyada el üstünde tutuluyor olmalarıdır.

 

AK Parti’miz MHP’nin kararlılıkla yanında durduğu bir dönemde o birilerinin kurucu akidemizin/anlayışımızın hilafına yaptıkları telkinleri artık elinin tersiyle itmeli ve MHP’nin mahkum ettiği o sahte milliyetçilik anlayışlarını da kapı dışarı etmelidir.

 

Dilleri nefret ve kin kusan o eski Türkiye artıklarının AK Parti’mize kendi marazî akıllarını giydirmelerine ve sosyolojimizi zehirlemelerine de gayrı izin verilmemelidir.

 

Kurucu anlayışımızdan şayet sapar, MHP’nin derin bir sağduyuyla mahkûm edip kapı dışarı ettiği zihinden bile daha tehlikeli olan mahut tipleri hoşnut edecek bir savunma düzlemine kendimizi oturtursak, yani dün dediğimizin tam zıddı bir yere savrulursak, işte o zaman kendimiz olmaktan çıkarız.

 

MHP milliyetçiliğini yanlış ve zararlı bulan o malum odakların milliyetçilik maskesi altındaki marazi mülahazalarını veya tepkilerini dikkate alır ve duruşumuzu da o tepkilere üzerinden şekillendirirsek hem AK Partimize, hem MHP’ye yazık etmiş oluruz.

 

Birilerinin “temkinlilik” kisvesinde salık verdiği şey, aslında bizi MHP ile karşı karşıya getirmek isteyen bir siyasi aklın ürününden öte bir şey değildir.

 

Sanki MHP süreçte erken ve yanlış önerilerde bulunuyor, AK Parti ise temkinli hareket ederek zararlı bir sürecin oluşmasını engelliyor algısını oluşturmak isteyen bu aklın kime hizmet ettiği artık sorgulanmalıdır.

 

MHP’nin ön açıcı telkin ve önerileri AK Parti’miz tarafından desteklenip hayata geçirilmeli ve en önemlisi sürecin başarıyla hitamı için atılması gereken adımlar cesaretle atılmalıdır.

 

Artık sorun üreten bir Suriye yok.

 

Tam tersine çözülemez denilen sorunu çözen ilk ülke oldu Suriye.

 

MHP ise sürecin öncü gücü.

 

Süreci taçlandırma görevi ise Reis’imize ve AK Parti’mize düşüyor.

 

Kendini Kandil’e göre konumlandıran değil, ortaya koyacağı çözüm modeliyle Kandil’i kendisine göre konumlandıran bir siyasi akıl Reis’imizde ziyadesiyle mevcuttur.

 

AK Parti’mizin kurucu akidesi/aklı bunu gerçekleştirebilecek bir anlam zeminine sahiptir.

 

Xxxxx

 

O suretimizden görünenlerin bize salık verdiği statükocu akıl, eski Türkiye’nin sorun üreten güvenlikçi aklıdır.

 

O suretimizden görünen birilerinin bizi çekmeye çalıştığı yer, MHP’nin bile şiddetle ve hiddetle red edip kapı dışarı ettiği yerdir.

 

Ben Reis’imizin bu muzır ve menfi akla geçit vermeyeceğine yürekten inanıyorum.

 

Göreceksiniz, bu süreçte Reis’imizi ve AK Parti’mizi MHP’nin çözüm önerilerini frenleyen ve gerçekte sorunu çözmek konusunda MHP’nin gerisine düşen bir konumda göstermek isteyenlerin oyunu da, MHP ile karşı karşıya getirmek isteyenlerin oyunu da, MHP’nin mahkûm ettiği o zararlı-menfi anlayışları AK Partimize giydirmek isteyenlerin oyunu da bizzat Reis’imiz tarafından boşa düşürülecektir.

 

O oyun sahiplerini bekleyen akıbet hiç de uzak değildir.

 

AK Parti’mizi kurucu akidesinden koparmaya hiç kimsenin gücü yetmeyecektir.

 

Reis varolduğu sürece bu tür hevesler sahiplerinin kursağında kalacaktır.


Yorumlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir